Türkçe İçerik

Alan Savunması: Alışın, kadınlar ve LGBTI+ler sporda!

Son yıllarda kadın ve LGBTI+ girişimleri Türkiye’de sporu boyunduruğu altına alan cinsiyetçi ve heteronormatif şiddeti ortadan kaldırmak için faaliyetlerini arttırdı. Tecavüzcü tezahüratlardan cinsiyetçi manşetlere, spor endüstrisi ve spor haberciliği şiddete bulanmış durumda. Çoğu insan LGBTI+ ve kadın sporcuların gerek profesyonel gerek amatör olarak her spor dalında var olduğunu ve rekabet ettiğini bilmiyor. Alan Savunması LGBTI+ ve kadın sporcuların kazanımları ve olumsuz deneyimlerine odaklanan yeni bir çevrimiçi haber platformu. LGBTI News Turkey’den Zeynep Serinkaya Alan Savunması’ndan Ali Safa Korkut’la bir röportaj yaptı.

 

haber görseli.jpg

Alan Savunması‘nı kurma fikri nasıl ortaya çıktı? Ekibinizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Alan Savunması aslında uzun zamandır gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bir projeydi. Futbol oynayan birkaç kadın arkadaşımızın bu alandaki çabasına ve maruz kaldıkları eşitsizliklere yakından tanıklık edince buna kayıtsız kalmak istemedik. Keza bu eşitsizlikler sadece bizim tanıdığımız kadınların başına da gelmiyor. Dünya genelinde böyle bir ayrımcılık olmakla beraber bu Türkiye’de biraz daha fazla hissediliyor.

Sporun kadınların mücadele ettiği dallarını ve özellikle de kadın futbolunu biraz yakından takip edince spor yapmaya çalışan LGBTİ+ sporcuların da bir hayli fazla olduğunu yakından gözlemledik. ‘’Spor yapmaya çalışan’’ diyorum çünkü eril tahakküm ve homofobi her alanda egemenlik kurmaya çalışıyor.

Henüz kadın sporcuların maruz kaldıkları karşısında öfkemizi yatıştıramamışken bir de birkaç LGBTİ+ sporcunun spor yaparken yaşadığı taciz, dışlanma ve hatta fiziksel şiddete kadar varan sözlü hakaretleri birinci ağızdan dinleyince bir şeyler yapmak istedik.

İnsanların bu durumlardan haberdar olmadıklarını veya olsalar bile sessiz kaldıklarını düşünerek ilk aşamada bu yaşananları görünür kılmamız gerektiğini düşündük. Mevcut olarak üniversite eğitimimizi sürdüğümüz ve düzenli bir gelirimiz olmadığı için de -en azından şimdilik- minimum gider ve maksimum efor sarf ederek başarıya ulaşabileceğimiz fikirler üzerinde yoğunlaştık.

Bu doğrultuda da hem gazetecilik bölümü öğrencileri olarak yapabileceğimize inandığımız için hem de bu eşitsizlikleri duyurabilmek ve toplumu harekete geçirebilmek adına gerçekten yararlı olacağını düşündüğümüz için yapabileceğimiz en doğru şeyin bir haber sitesi kurmak olduğuna kanaat getirdik.

Şu anlık Alan Savunması’nda sadece iki kişi faaliyet gösteriyoruz. Ben (Ali Safa Korkut), 23 yaşımda ve Uşak Üniversitesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisiyim. Diyarbakır’da yaşıyorum.

Diğer arkadaşım da aynı sınıfta olduğum Özdemir Atuğ. O da benimle aynı yaşta ve Aksaray’da ikamet ediyor.

Ben sitenin editör ve muhabirliğini yapıyorum, Özdemir de sosyal medya yönetimi ve sitenin teknik işleriyle ilgileniyor.

Alan Savunması ekibin sporla arası nedir? İlgilendiğiniz sporlar, oynadığınız takımlar nedir?

İkimiz de sporla oldukça yakından ilgileniyoruz. Dört seneye yakın bir süre boyunca amatör olarak futbol oynamakla beraber basketbol ve yüzme ile de yakından ilgileniyorum. Bunun dışında tenis, voleybol ve atletizm gibi sporları da elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum.

Ekip olarak bu böyle aslında, sadece bilgi sahibi olduğumuz sporları değil tüm spor dallarını takip etmeye çalışıyoruz. Her günümüz sporla geçiyor.

– Türkiye’de son zamanlarda Karşı Lig, Queer Olympix, Kızlar Sahada gibi spor yoluyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığa spor yoluyla karşı çıkan inisiyatiflerin sayısı artıyor. Sizce bu tür oluşumların ve bireysel olarak spor alanındaki eşitsizlikleri gidermeye çalışan LGBTI+lerin ve aktivistlerin çalışmaları nasıl desteklenebilir?

Söylediğim gibi, ilk aşamada kadın ve LGBTİ+ sporcuların başarıları ve yaşadıkları olumsuz durumlar ile onların görünürlüğüne katkı sunmayı amaçlayan oluşum ve aktivistleri görünür kılmak gerektiğini düşünüyorum. Çünkü gerçekten özel hayatında sporla yakından ilgilenen ve kadın ve LGBTİ+ sporcuların varlıkları ile mağduriyetlerinden habersiz olan insan hakları aktivistleri var. Ancak bu habersizlikleri de kendilerinden değil, medya kuruluşlarının LGBTİ+ sporcu ve aktivistlere haber akışlarında hiçbir şekilde yer vermemelerinden kaynaklanıyor.

Öncelikli olarak Karşı Lig, Queer Olmypix ve Kızlar Sahada gibi organizasyonlara medyada detaylı bir şekilde yer vererek bu konuda bir duyarlılık/farkındalık yaratılabilir. Burada da alternatif medyaya büyük iş düşüyor. Ana akım medya kuruluşları bir eril tahakküm oluşturmak istediğinden ve farklı yönelimlere sahip bireylere saygı duymadığından, onların varlıklarını reddediyor ve hiçbir şekilde haber akışlarında yer vermiyor. Bu noktada alternatif medyanın devreye girerek haber akışlarında kadın ve LGBTİ+ sporcular ile onların görünürlüğüne katkı sunmayı amaçlayan LGBTİ+ aktivistlere daha fazla yer vermesi gerekiyor.

Sonraki aşamalarda çeşitli spor kulüpleri, sporcular, taraftar grupları vs. gibi etki alanı geniş kesimlerle panel, konferans, sempozyum, vs. gibi etkinlikler düzenlenerek kadın ve LGBTİ+ spor ve sporculara gereken değerin verilmesi sağlanabilir.

alansavunmasi.jpg

-Spor belki de bedensel ve cinsel normların en çok dayatıldığı ve şiddet ile kendini gösterebildiği bir alan. Sizce sporun toplumsal cinsiyet ve cinsel kimlik temelli ayrımcılıkla ilişkisi nasıl düzeltilebilir?

Ayrımcılık öncelikle dilde başlıyor. Bunun en büyük göstergesi de cinsiyetçi söylemler. Sporda da bu böyle. Baktığımız zaman, spor dalı fark etmeksizin maç öncesinde, esnasında veya sonrasında karşı takım aleyhinde bir şeyler söylemek isteyen taraftarlar, onları aşağılamak için ilk olarak cinsiyetçi söylemlere başvuruyor. Kadın veya LGBTİ+ olmayı aşağılık bir durum olarak gören zihniyet tarafından rakip takıma kadın olmak veya LGBTİ+ birey olmak üzerinden benzetmeler yapılarak çirkin hakaretlerde bulunuluyor.

Bunu kültürümüzdeki ataerkilliğin bir tezahürü olarak gösterebiliriz. Sporu sadece erkeklere ait bir alan olarak görenler tüm erillikleriyle tribünlerde de yer alıyor ve maç boyu nefret söylemi ve cinsiyetçi söylemlerle dolu marş ve pankartlarını sergiliyor.

Bu sebeple cinsiyetçiliği öncelikle dilde bitirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kullandığımız dili cinsiyetçi söylemelerden arındırabilirsek sadece sporda değil yaşamın her alanında cinsiyet ayrımcılığını ortadan kaldırabiliriz.

– Heteronormativiteyle ve cinsiyetçilikle mücadele ederken, bir yandan da sporun endüstrileşmiş ve rekabete odaklanan halini dönüştürmesi mümkün müdür? İyi ve olumlu örneklerin haberlerini okumanın buna nasıl bir etkisi olabilir sizce?

Tüm hücreleriyle endüstrileşmiş ve sermayedarlara hizmet eder hale gelmiş olan sporun, uzun vadede yeniden halk yönünde tavır alan bir etkinlik haline gelebileceğini maalesef ki sanmıyorum. Ancak bu endüstrileşme, içinde bulunduğumuz süreçte -kendi çıkarları için de olsa- sporda cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı olumlu bir katkıda bulunuyor.

Nike, Adidas, Puma vs. gibi önde gelen spor giysi üreticileri, reklamlarında kadın ve LGBTİ+ sporculara sıkça yer veriyor. Bu reklamların yegane amacının cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı bir duruş sergilemek olduğu iddia edilse de bunun pek de öyle olduğunu düşünmüyorum. Spordaki endüstrileşmenin bir parçası olarak, ilgili markaların bu reklamlarla asıl amaçladıkları şeyin ürünlerine yeni pazarlar oluşturmak ve müşteri kitlelerini geliştirmek olduğu herkesçe bilinen bir gerçek.

Böylelikle her ne kadar kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmiş olsalar da cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı verilen mücadeleye de katkı sunmuş oluyorlar.

İyi ve olumlu haberlerin örneklerini okumak başta medyada olmak üzere toplumda da olumlu bir algı oluşturabilir.

Alan Savunması‘ndaki haber ve makaleleri okuyup “ben de yazarım” diyenler olabilir. Aranıza katılmak ya da size yazı göndermek isteyenlere neler söylemek istersiniz? LGBTI+ spor haberciliğinin önemi sizce nedir?

Gazeteci, yazar, akademisyen, iletişim fakültesi öğrencileri vs. gibi toplumun her kesiminden insan haber ve/veya düşünce yazılarını bizlere gönderebilir. Alan Savunması onlardan gelecek katkılara açıktır. Sporun herhangi bir dalı ile ilgili kaleme aldıkları, odak noktasında kadın veya LGBTİ+ sporcular olan her türlü haber ve yazıya Alan Savunması’nda yer verebileceğimizin bilinmesini isteriz. Kadın ve LGBTİ+ sporcuların görünürlüğüne katkı sunacak her türlü içeriğe Alan Savunması’na yer verebiliriz.

LGBTİ+ spor haberciliği, özellikle heteronormativiteye ve spordaki cinsiyet temelli ayrımcılığa karşı büyük önem arz ediyor. Amatör veya profesyonel olarak sporculuk yapan çok sayıda LGBTİ+’nın başarılarının veya maruz kaldıkları ayrımcılıkların medya aracılığıyla duyurulması yalnız toplumun algısını değil medyanın algısını da olumlu yönde etkileyecektir.

Buna örnek olarak, Alan Savunması’nı gösterebilirim. Yayım hayatımıza başladıktan sonra özellikle alternatif medyada LGBTİ+ sporculara yönelik haberlerde bir artış gözlemleyebiliyoruz.

– Okuyucularımıza söylemek istediğiniz başka bir şey var mı? Yazı ve makale dışında sizi nasıl destekleyebilirler?

Okuyucularımıza kadın veya LGBTİ+ bireylerin haklarını savunabilmek için illa LGBTİ+ olmak gerekmediğini söyleyebilirim. Bunun en büyük örneği de bizleriz. Ben ve Alan Savunması’nda faaliyet gösteren diğer arkadaşım LGBTİ+ bireyler değiliz. Ancak, kendimizden olmayan insanların da hakkını savunabilmeyi, ortadaki adaletsizliklere bir ses çıkarmayı birer insanlık vazifesi olarak görüyoruz. Lütfen onlar da öyle görsünler.

İleride nasıl olur bilmem ama şu an için herhangi bir maddi desteğe ihtiyacımız yok ancak destek sunmak isterlerse de hayır demeyiz 🙂 Şimdilik sosyal medya hesaplarımızdan bizleri desteklemeleri ve daha fazla insana sesimizi duyurmamıza yardımcı olmaları yeterli.

Daha fazlası için Alan Savunmasının sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Röportaj: Zeynep Serinkaya